Kaşığın İçindeki Yağ
Adamın biri, oğlunun iyi bir eğitim alması için çaba sarf eder. En pahalı okullarda okutur. Üniversitede yüksek eğitimini de yapan genç böylelikle okul yaşantısını bitirmiştir.
Baba, oğlunu yanına çağırır ve şöyle der:
‘’Artık okul yaşantın bitti. Bundan sonra hayat okulundan eğitim alman gerekiyor. Seni, bir bilgenin yanına göndereceğim. O, sana hayatı öğretecek”.
Delikanlı uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bilgenin evine ulaşır. Bahçeler içersinde bir şato olan bu evin zilini çalar. Uşak kapıyı açar ve delikanlıyı salona alır. Odada, büyük bir piyano vardır. Birkaç kişi oturmuş sohbet ediyorlardı. Delikanlı bir köşede oturup beklemeye başladı.
Birkaç saat sonra uşak, delikanlının yanına gelir ve beraberce bilgenin odasına girerler.
Artık, bilge ve delikanlı karşı karşıyadırlar.
Bilge der:
‘’Buraya hayatı öğrenmeye geldin. Bugün sana hayatla ilgili ilk dersi öğreteceğim”.
Bilge, masasının çekmecesini açar, bir kaşık çıkartır ve o kaşığın içine yağ damlatır.
‘’Al bu kaşığı ve benim şatomu, bahçemi dolaş. Dolaşırken de çok dikkatli ol ki, kaşığın içindeki yağ dökülmesin”.
Delikanlı, bilgenin elinden yağla dolu kaşığı alır ve başlar şatoyu ve bahçeyi dolaşmaya. Birkaç saat sonra tekrar bilgenin yanına gelir. Şöyle der:
‘’Bütün şatoyu dolaştım. Bakın, kaşığın içindeki yağı dökmedim”.
Bilge gülmeye başlar.
‘’Çok iyi yaptın delikanlı. Acaba benim şatomun duvarları üzerinde asılı olan paha biçilmez tabloları, odalardaki yerlere serili olan halıları, tavandan asılı kristal abajurları gördün mü? Pul koleksiyonumu, kitaplarımı inceledin mi? Bahçemdeki çiçeklerimi, havuzun içindeki balıkları, ağaçlar ve kuşlarımı, bütün bunları gördün mü?
Delikanlı utanarak cevap verdi:
‘’Hayır, ben yağın dökülmemesi için, sadece kaşığa baktım”.
Bilge şöyle dedi:
‘’Şimdi git ve bu anlattıklarımı seyret ve bana gelip anlat”.
Delikanlı gitti ve her şeyi gördü. Bilgenin evini incelemişti. Telaşla bilgenin yanına geldi ve dedi:
‘’Artık sizin evinizi çok iyi öğrendim. Odaları ve bahçeyi dolaştım. Her şeyi gördüm”.
Bilge tekrar güldü ve şöyle dedi:
‘’Çok iyi yaptın delikanlı, ama ne yazık ki bu sefer de kaşığın içindeki yağı unutmuşsun. Bak, yağı dökmüşsün”.
Okumak, tahsil görmek, üniversiteler bitirmek gerçekten çok mükemmel. Hayat sadece iyi okullarda eğitim görmek değildir. Üniversite eğitimi, sadece seçtiğiniz dalda bilgilenmek demektir.
Hayatın, üniversite eğitimi bittikten sonra başladığını hiçbir zaman unutmamalıyız.
Evlilik de aynı şekilde. Evlenmek ve güzel bir yuva kurmak çok kutsal bir olaydır. Evlenmek, çiftlerin sadece güzel günlerde beraber olması için değil, kötü günlerde de beraber, el ele vererek bu kutsal müesseseyi korumak ve en yüksek doruklarda yüceltme mücadelesi vermek demektir.
Evli çiftlerin yapacakları tüm mücadele ileriki tarihlere yönelik olmalıdır. Onlar, sağlıklı beyinlerle eğitilmiş ve aileden gördükleri terbiyeyle büyütülmüş topluma faydalı çocuklar yetiştirmelidirler.
Bu çocuklar aynı bu yukarda yazmış olduğumuz örnek hikâyedeki gibi eğitilmeli, kaşığın içine bakarken etrafını görmeli, etrafına baktığı zaman da kaşığın içindeki yağı unutmamalıdır.